Pazartesi
Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
5°C | 20°C
Salı
Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
8°C | 20°C
Çarşamba
Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
7°C | 20°C

Damal'ın Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 100. Yılı Kutlandı...

Damal'ın Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 100. Yılı Kutlandı...
İlçemiz Damal’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 100. yıldönümünü kutluyor; Başta Atatürk ve bütün şehitlerimizi minnetle anıyorum. Salgın ve ilimizin yüksek risk grubunda olması nedeniyle maalesef sınırlı bir programla kutlama gerçekleştirildi...

Sayın Kaymakamım,  Sayın Garnizon Komutanım, Çok Değerli Protokol Mensupları,   Sevgili öğrenciler, Çok Kıymetli Damallılar Hepinizi saygıyla ve sevgiyle selamlıyor bayramınızı en içten dileklerimle kutluyorum.

İlçemizin kurtuluşunu hep bir arada, daha coşkulu bir şekilde kutlamak isterdik. Fakat Covid-19 salgını ve yüksek riskli il durumunda olmamız nedeniyle kısıtlı bir katılımla bir araya gelerek kutlamak mecburiyetindeyiz. Temennimiz ülkemizin ve dünyanın içinde bulunduğu bu zor dönemi biran önce atlatarak, ilerleyen yıllarda İlçemizin kurtuluşunu hep beraber barış ve huzur içerisinde coşkuyla kutlamaktır.

100. kurtuluş yıldönümünü kutladığımız bu günde;

Damal’ın tarihsel  geçmişine kısaca değinirsek:

Urartuların hâkim oldukları bu bölgeye İran’dan batıya yayılan Medler, Kimmer ve İskitler izlemiştir. Yöreye ilk Türk akınları ise 1053 yılından itibaren başlamış olup, Ardahan ve çevresi 1064 tarihinde Alparslan tarafından ele geçirilmiştir. 15. yy ’da ise Uzun Hasan tarafından Akkoyunlu devleti topraklarına dâhil edilmiştir. Osmanlı İmparatorluğu hâkimiyet sahası içerisine girmesi ise Kanuni Sultan Süleyman dönemine (1555-1556) rastlamaktadır. 1877-1878 yıllarında 93 harbi olarak da bilinen Osmanlı – Rus savaşından sonra yapılan Ayastefanos antlaşması ile yöre Ruslara bırakılmıştır. Rus ordusunun birinci Dünya Savaşından çekilmesinden sonra, İngiliz desteğindeki Ermeni ve Gürcü çeteleri yöreyi işgale başlamıştır. Bu işgale karşı Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde kurulan Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetine bağlı Ardahan’da Milli Yerel Direniş Hükümeti kurulup siyasi ve askeri mücadele yapılmış, 16.03.1921 tarihinde yapılan Moskova Antlaşması ile Türkiye’nin Rusya ile sınırı çizilmiştir. Günümüzde bu sınır Türkiye ile Gürcistan arasındadır. Damal’ın kurtuluşu 3 Mart 1921 olup Damal 100 yıl önce Türkiye Cumhuriyeti topraklarına katılmıştır. 27 Mayıs 1992’de Ardahan il statüsünü kazanmasıyla, beraber Damal ilçe olmuş ve Ardahan’a bağlanmıştır.      

Anadolu coğrafyası jeopolitik konumu ve bereketli topraklarıyla yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliliği yapmış, birçok millet, inanış ve kültür bir arada uyum içinde yaşamıştır. Bu uyumun sayesinde, Kurtuluş savaşında her milletten, her inançtan insanın omuz omuza verip, birlik ve beraberlik içerisinde bu vatanı kurtarması bunun kanıtıdır. Birlik ve beraberliğimizin sonucu olarak kurtuluş savaşı sonrası her kesimin temsil edildiği, laik, demokratik, sosyal hukuk devleti ve egemenliğin halka verildiği Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur.

Kurtuluş mücadelemiz önemlidir,  çünkü Cumhuriyeti kurmak için Anadolu halkı Çanakkale’de, Kafkasya cephesinde, Sarıkamış’ta, Ege’de, Antep’te Maraş’ta yurdun her coğrafyasında kanıyla bedel ödemiştir.

Kurtuluş mücadelemiz önemlidir,  çünkü o ağır şartlarda bilimin teknolojinin olmadığı dönemde bu ülkede cephede kazanılan başarıları eğitimde, sanayide ve tarımda da sürdürebilmiştir.  Üreten, kendi kendine yeten bir Türkiye, kurtuluş savaşı ve cumhuriyet sayesinde bugünkü nesillere armağan olarak bırakılmıştır.

Değerli Konuklar

Tarihten ve geçmişten şunu anlamalıyız. Her zaman bir mücadele ve tehdit söz konusu. Sınırların ve hakim Devletlerin sürekli değiştiğini görüyoruz. İşte tarihten gerekli dersleri almazsak, Kurtuluş Savaşını ve Kurtuluş Savaşında verilen mücadeleyi gelecek nesillere aktaramazsak, geçmişte yaşanan olaylar yeniden yaşanabilir. Tarihten ders almayan devletlerin ve milletlerin coğrafyasını ve sınırlarını başkaları çizer ve işgal eder. Bugün bunun canlı örneklerini yanı başımızda Ortadoğu Coğrafyasında görüyoruz ve tanıklık ediyoruz.        

Bugün üzerinde bulunduğumuz Kuzeydoğu Anadolu’nun en ucunda, 2000 metrenin üzerinde ve ağır kış koşullarının yaşandığı bu coğrafya önemsiz gibi görünebilir. Ama kafamızı kaldırıp da etrafımıza baktığımız zaman ilçemizden 3 adet enerji boru hattı ve uluslararası karayolunun geçtiğini görmekteyiz. Adeta Asya ve Avrupa arasında bir köprüyüz.  Bu geçmiş tarihte de böyleydi günümüzde de devam etmektedir. Anadolu’nun coğrafi konumunun önemli ticaret yolları üzerinde olması; İlimiz ve ilçemizin tarihi İpek Yoluna yakın bir konumda olmasından dolayı tarihteki bütün savaşlar işte bu üretim bölgelerini, su ve enerji kaynaklarını ele geçirmek ve ticaret yollarını kontrol etmek için yapılmıştır.

Ülkemiz petrol, doğalgaz bölgelerine yakınlığı kara, deniz ve hava ticaret yollarının tam kesişim noktasında olması nedeniyle her zaman emperyalist güçlerin hedefinde olacaktır. Bundan dolayıdır ki kurtuluş süreklilik gerektiren, cephede kazanılan başarıların eğitim, tarım, ticaret ve sanayi gibi alanlara yayılması ve kendi kendine yeten bir ülke konumuna gelinmesi önemli ve gereklidir.

İşte Kurtuluş savaşı sadece cephede kazanılan bir savaş değildir. Kurtuluş savaşı aynı zamanda Egemenliğin bir kişiden alınıp halka verilmesidir,  kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesidir, tarım ve toprak reformudur. Eğitim inkılabıdır, ağır sanayi hamlesidir. Yerli ve milli fabrikalardır.   Çünkü Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi “Her fabrika bir kaledir."

Değerli Konuklar,

Bugün sınırlarımızın  hemen ötesinde Suriye’de, Libya’da Irak’ta  dört bir yanımızda savaşlar, çatışmalar yaşanıyor ve ister istemez ülkemizde bu olumsuzluklardan etkileniyor.  Bize düşen kurtuluş savaşında olduğu gibi birlik ve beraberliğimizi korumak, Ulu önder Atatürk’ün Yurtta barış Dünyada Barış ilkesine sadık kalmaktır. Ve biliyoruz ki bu sorunların üstesinden gelecek kudret, damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur.

Bu yoğun duygularla, Damal’ımızın düşman işgalinden kurtuluşunun 100. yıldönümünde, başta Ulu Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere onun silah arkadaşlarını, vatanı ve ulusu uğruna seve seve canlarını feda eden Cumhuriyeti kurmak için Çanakkale’de, Kafkasya cephesinde, Sarıkamış’ta, Ege’de, Antep’te Maraş’ta, Kıbrıs’ta, yurdun her coğrafyasında kanıyla bedel ödeyen Anadolu halkını, aziz şehitlerimizi rahmetle minnetle anıyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.

 Sözlerimi Büyük Şair Nazım Hikmet’ten bir dörtlük ile bitiriyorum…

Dörtnala gelip Uzak Asya'dan

Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan

                          Bu memleket, bizim.

Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak

Ve ipek bir halıya benzeyen toprak,

Bu cehennem, bu cennet bizim.

Copyrigt © 2016 Yerel Yazılım ® 2011 Erzurum